Kozmetik Ürünlerde MSDS ve SDS Zorunlu mu

Kozmetik Ürünlerde MSDS ve SDS Zorunlu mu?

Kozmetik Ürünlerde MSDS ve SDS Zorunlu mu? Sektörel Yasal Uyum Rehberi

Kozmetik Mevzuat Rehberi İçindekiler

Global pazarlarda ve iç piyasada dinamizmini sürekli artıran kozmetik sektörü, tüketici algısı en yüksek ve dolayısıyla yasal denetim mekanizmaları en hassas olan endüstrilerden biridir. Bir rujun pigmentinden bir şampuanın yüzey aktif maddesine, yaşlanma karşıtı lüks bir kremin bitkisel özlerinden saç şekillendirici bir aerosolün itici gazına kadar kozmetik formülasyonlar, karmaşık birer kimyasal matristir. Sektöre yeni adım atan butik niş markalardan, milyonlarca adetlik üretim hatlarına sahip devasa entegre tesislere kadar tüm oyuncuların yasal otoritelerle, lojistik firmalarıyla ve dijital pazaryerleriyle interactions süreçlerinde karşılaştığı en büyük gri alan şüphesiz şudur: Kozmetik ürünlerde MSDS ve SDS zorunlu mu? Bu soruya yüzeysel bir yaklaşımla “Kozmetikler muaftır” şeklinde verilen yanıtlar, işletmeleri gümrük kapılarında tırların bloke edilmesinden pazar yasaklarına kadar uzanan büyük ticari krizlerin merkezine itmektedir.

Kimyasal risk iletişiminin anayasası sayılan Güvenlik Bilgi Formları, 2026 yılı güncel regülasyonları ve Avrupa Yeşil Mutabakatı normları çerçevesinde kozmetik endüstrisinde çok stratejik bir rol oynamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönetmelikleri, nihai tüketiciye sunulan bitmiş bir ürün ile fabrikanın tedarik zincirinde dolaşan endüstriyel girdiler arasında çok keskin yasal sınırlar çizer. Bu doğrultuda, kozmetik msds ve kozmetik sds gerekliliklerini sadece bir evrak prosedürü olarak değil, kurumsal risk yönetiminin temel direği olarak konumlandırmak şarttır. Yasemin Danışmanlık olarak hazırlatmak istediğiniz tüm teknik dökümantasyon süreçlerine ışık tutacak, kozmetik ürün güvenlik bilgi formu standartlarını ve kozmetik mevzuatı labirentlerini şeffaflaştıracak bu 15.000 karakterlik kapsamlı ana kılavuzda, dış ticaretinizden imalat bandınıza kadar kurumsal yasal zırhınızı nasıl inşa edeceğinizi adım adım analiz ediyoruz.


1. Stratejik Giriş: Kozmetik Sektöründe Küresel Regülasyonlar ve Kimyasal Risk Yönetimi

Kozmetik ve kişisel bakım endüstrisi, insan vücuduna doğrudan uygulanan (bırakılan veya durulanan) formülasyonları içerdiği için küresel regülasyon otoritelerinin (T.C. Sağlık Bakanlığı, Avrupa Kimyasallar Ajansı – ECHA, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi – FDA) en çok büyüteç altına aldığı alanların başında gelir. Sektördeki ham madde çeşitliliği, uçucu organik bileşiklerin (VOC) kullanımı ve formüllerin çok bileşenli yapısı, kimyasal risk yönetimini zorunlu kılmaktadır. Bir kozmetik markasının ticari başarısı, sadece pazarlama stratejilerine veya ambalaj tasarımına değil, tedarik zincirinin her halkasındaki yasal uyum (compliance) gücüne bağlıdır.

Regülasyon dünyasında “güvenlik”, ham maddenin yer altından çıkarıldığı veya laboratuvarda sentezlendiği ilk andan başlar, nihai tüketicinin ürünü banyosunda tükettiği son ana kadar devam eder. Bu hayat döngüsü (cradle-to-grave) boyunca kimyasalın taşıdığı intrinsik risklerin ortak bir dille raporlanması gerekir. İşte bu noktada Güvenlik Bilgi Formları, kozmetik zincirinin içindeki gizli yasal koruyucular olarak devreye girer. Kimyasal izlenebilirliği sağlayamayan kurumsal yapıların, modern yeşil ekonomi standartlarında küresel bir marka haline gelmesi yasal olarak engellenmektedir.

2. Türkiye ve Avrupa Kozmetik Mevzuatı Çerçevesinde Güvenlik Bilgi Formlarının Yeri

Mevzuat perspektifinden bakıldığında, kozmetik sektörü iki devasa yasal şemsiyenin kesişim noktasında yer alır. Birinci şemsiye, ürünün kozmetik niteliğini, etiket iddialarını ve insan sağlığına uygunluğunu denetleyen 1223/2009/EC sayılı Avrupa Kozmetik Tüzüğü ve bunun ülkemizdeki birebir izdüşümü olan T.C. Sağlık Bakanlığı kozmetik mevzuatı kurallarıdır. İkinci şemsiye ise, kimyasal maddelerin kaydını ve risk iletişimini düzenleyen KKDİK (Türkiye REACH) ve SEA (Sınıflandırma, Etiketleme ve Ambalajlama) yönetmelikleridir.

Kozmetik kanunları, bitmiş ürünün ambalajı üzerinde tüketicinin anlayacağı dilde bir “İçindekiler (INCI Listesi)” bulunmasını zorunlu tutarken; kimyasal kayıt kanunları ise, o ürünü üreten fabrikanın işçisini ve lojistik ağını korumak için 16 başlıklı yapılandırılmış bir kozmetik ürün güvenlik bilgi formu talep eder. Sektör profesyonellerinin yaptığı en büyük hata, bu iki bağımsız mevzuatı birbirinin alternatifi sanmaktır. Oysa kozmetik regülasyonuna uyum sağlamak, kimyasal güvenlik mevzuatının yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz; aksine iki süreç birbirini teknik verilerle beslemek zorundadır.

3. Teknik Tanımlar: Kozmetik MSDS ve Kozmetik SDS Ne Anlama Gelir?

Kozmetik üreticilerinin ve dış ticaret uzmanlarının yazışmalarda en çok karşılaştığı terimsel karmaşa kısaltmalardan doğar. Kozmetik msds (Material Safety Data Sheet – Malzeme Güvenlik Bilgi Formu), GHS (Küresel Uyumlaştırılmış Sistem) öncesi dönemden kalan, geleneksel sanayi hafızasına kazınmış eski nesil teknik dökümantasyon adıdır. Eski MSDS formatlarında bölüm sayısı, başlık dizilimi ve tehlike kodları (R-S cümleleri) ülkeden ülkeye ve firmadan firmaya farklılık gösterebiliyordu.

Modern ve yasal standart olan kozmetik sds (Safety Data Sheet – Güvenlik Bilgi Formu) ise, Birleşmiş Milletler normlarına göre yapılandırılmış, sırası ve başlıkları asla değiştirilemeyen 16 bölümlü güncel dökümandır. Bugün resmi otoriteler, gümrük müşavirlikleri ve havayolu lojistik firmaları “MSDS” kelimesini kullanmaya devam etseler de, hukuken talep ettikleri ve geçerli kabul ettikleri tek yapı GHS uyumlu, H ve P kodlarını barındıran, akredite uzman onaylı modern kozmetik sds belgesidir. Bu belge, kozmetik formülasyonu oluşturan her bir girdinin ve (şartlar gerektiriyorsa) bitmiş ürünün fiziksel, sağlık ve çevresel tehlike derecelerini bilimsel verilerle ortaya koyar.

4. Net Yasal Yanıt: Kozmetik Ürünlerde MSDS ve SDS Zorunlu mu?

Bu sorunun yasal ve amansız yanıtı: “Kısmen evet, kısmen hayır; ancak operasyonel süreçlerin %90’ında fiilen EVET.” Regülasyonların bu karmaşık yanıtını net bir hukuki çizgiye oturtmak, kozmetik markaları için hayati önem taşır. SEA (Sınıflandırma, Etiketleme ve Ambalajlama) Yönetmeliği Madde 1 uyarınca, “Nihai kullanıcıya hitap eden, bitmiş ürün halindeki kozmetik ürünler, Güvenlik Bilgi Formu (SDS) hazırlama ve sağlama zorunluluğundan muaftır.”

Yani, bir tüketicinin raftan satın aldığı 50 ml’lik bir parfüm şişesi veya bir tüp saç boyası için üreticinin tüketiciye bir SDS dökümanı uzatma mecburiyeti yasal olarak yoktur. Ancak yasal muafiyet gümrük kapısında, lojistik depolarında, fabrikadaki üretim bandında ve dijital satış platformlarında (Amazon vb.) ANINDA BİTER. Regülasyonun tanıdığı bu muafiyet sadece “mağaza rafında nihai tüketiciyle buluşma anı” için geçerlidir. Ürünün o rafa gelene kadar geçtiği endüstriyel, ticari ve lojistik yolların tamamında SDS belgesi fiilen ve hukuken zorunlu bir kalkan olarak istenir.

5. İnce Çizgi: Nihai Ürünler (Bitmiş Kozmetikler) İçin Yasal Muafiyet Koşulları

Kozmetik üreticilerinin stratejik planlama yaparken bu yasal muafiyetin sınırlarını çok iyi çizmesi gerekir. SEA yönetmeliğinin kozmetik nihai ürünlere tanıdığı muafiyetin temel felsefesi, bu ürünlerin zaten kendi özel mevzuatı (kozmetik mevzuatı) uyarınca çok sıkı bir insan sağlığı denetiminden geçmiş olması ve ambalajı üzerinde INCI bileşen listesini taşımasıdır. Tüketici, ambalaj üzerindeki uyarıları okuyarak ürünü güvenle kullanabilir.

Fakat bu muafiyetin geçerli olabilmesi için ürünün “pazara arz edilmeye hazır, nihai ambalajında ve birim hacminin tüketici ölçeğinde” olması şarttır. Eğer siz bir saç şampuanını 500 ml’lik tüketici şişesinde değil de, kuaför salonlarına veya otellere satılmak üzere 25 litrelik bidonlarla veya tonluk IBC tanklarla sevk ediyorsanız, ürününüz “nihai tüketici ürünü” statüsünden çıkar ve endüstriyel/profesyonel karışım sınıfına girer. Bu durumda muafiyet hakkınızı kaybedersiniz ve ürün için 16 başlıklı tam bir kozmetik ürün güvenlik bilgi formu hazırlatmak yasal olarak zorunlu hale gelir.

6. Kör Nokta: Kozmetik Hammaddeleri ve Kimyasal Bileşenlerde Kayıt Zorunluluğu

Kozmetik laboratuvarlarının ve hammadde ithalatçılarının en sık düştüğü kör nokta, hammadde aşamasındaki zorunlulukları bitmiş ürün muafiyetiyle karıştırmaktır. Kozmetik kremlerin, parfümlerin veya şampuanların üretiminde kullanılan koruyucular (parabenler, fenoksietanol), yüzey aktif maddeler (SLS, SLES), esanslar, emülgatörler ve bitkisel yağlar, kozmetik mevzuatından önce doğrudan KKDİK (Türkiye REACH) ve SEA yönetmeliklerine tabidir.

Yurt dışından kozmetik hammadde getiren bir ithalatçıysanız veya yerli bir hammadde üreticisiyseniz, tedarik zincirine sunduğunuz her bir kimyasal bileşen için kozmetik sds dökümanı sağlamak YASAL OLARAK %100 ZORUNLUDUR. Hammaddenin Güvenlik Bilgi Formu olmadan kozmetik fabrikasının o maddeyi üretim hattına kabul etmesi, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) denetimlerinde ağır cezai kusur sayılır. Çünkü fabrikadaki işçi, bitmiş ürünü değil, o ürünün ham ve konsantre (tehlikeli) halini elleçlemektedir.

7. Üretim ve Formülasyon Fazlarında Kozmetik Ürün Güvenlik Bilgi Formu İhtiyacı

Bir kozmetik fabrikasının imalat zeminine (production floor) indiğimizde, kimyasal risklerin boyutu katlanır. Nihai ambalajına girmiş bir oje (tırnak cilası) tüketici için masum bir süs eşyasıyken, üretim kazanında tonlarca karıştırılan oje formülü; aseton, bütil asetat ve etil asetat gibi aşırı yanıcı, uçucu ve buharı zehirli solventlerden oluşur. Bu nedenle, fabrikanın iş güvenliği mimarisi, havalandırma sistemleri ve işçinin takacağı maske filtreleri bitmiş ürün etiketine göre belirlenemez.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri kurumsal kozmetik tesislerini denetlediğinde, üretim kazanlarında işlem gören dökme (bulk) karışımların kozmetik ürün güvenlik bilgi formu dökümanlarını talep ederler. İşçinin can güvenliğini korumak, maruziyet sınır değerlerini (TWA/STEL) ölçümlemek ve olası bir kimyasal döküntü anında acil müdahale protokollerini (Bölüm 6) devreye sokabilmek için imalat fazındaki dökme ürünlerin SDS formlarının fabrikada aktif olarak asılı bulunması yasal bir mecburiyettir.

8. Kozmetik Ürün Güvenlik Değerlendirme Raporu (KPDR) ile SDS İlişkisi

Bir kozmetik ürünün Türkiye’de yasal olarak piyasaya sürülebilmesi için hazırlatılması gereken en önemli döküman, Ürün Bilgi Dosyası’nın (ÜBD) kalbini oluşturan Kozmetik Ürün Güvenlik Değerlendirme Raporu (KPDR)’dur. Bu rapor; eczacı, toksikolog veya tıp doktoru unvanına sahip yetkili uzmanlar tarafından hazırlanır. Peki bu bilimsel raporun ham verileri nereden gelir? İşte burası, kozmetik sds dökümanlarının en çok ihtiyaç duyulduğu teknik mutfaktır.

Güvenlik Değerlendiricisi uzman, kozmetik formüle giren her bir hammaddenin toksikolojik profili (NOAEL değerleri, sistemik emilim hızları, safsızlık oranları) olmadan KPDR’yi YAZAMAZ. Uzmana bu ham bilimsel verileri sunan yegane kaynak, hammadde tedarikçilerinden toplanan 16 başlıklı SDS formlarıdır. Eğer hammaddelerinizin kozmetik msds formları eksikse veya güncel değilse, güvenlik değerlendiricisi ürününüzün güvenli olduğuna dair raporu onaylamaz ve dolayısıyla kozmetik markanızın yasal olarak piyasaya çıkışı kilitlenir.

9. İhracat Yapan Kozmetik Markaları İçin Avrupa Birliği (ECHA) ve Çok Dilli SDS Şartı

Kozmetik markanızın ihracat rotasını Avrupa Birliği’ne, Orta Doğu’ya veya Amerika’ya çevirdiğiniz anda, yerel muafiyetlerin hiçbir hükmü kalmaz. Uluslararası gümrük kapılarında, liman denetimlerinde ve sınır muayenelerinde gümrük yetkilileri, ürünün “kozmetik” olmasına bakmaksızın, konteynerin içindeki paletlerin kimyasal güvenliğini sorgularlar. Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) standartları bu konuda son derece katıdır.

Avrupa Birliği gümrüklerinden mal çekebilmeniz için, ihraç ettiğiniz kozmetik ürünün (Örn: bir saç spreyi veya parfüm setinin), hedef ülkenin resmi dilinde (Almanya için Almanca, Fransa için Fransızca) ve AB’nin güncel CLP/REACH regülasyonlarına göre hazırlanmış çok dilli kozmetik sds belgesinin gümrük beyannamesine eklenmesi zorunludur. Belgesi olmayan veya KDU (Kimyasal Değerlendirme Uzmanı) onayı taşımayan ürünlerin sevkiyatı limanda durdurulur ve yüksek ardiye maliyetleriyle karşı karşıya kalırsınız.

10. E-Ticaret ve Küresel Pazaryerlerinde (Amazon, Trendyol) Kozmetik MSDS İhtiyacı

Modern ticaretin merkezini oluşturan dijital pazaryerleri, kozmetik markalarının tüketiciye doğrudan ulaştığı en güçlü kanallardır. Ancak Amazon, Trendyol, eBay gibi platformlarda kozmetik mağazası açıp ürün listelemek istediğinizde, sistem sizden yasal kozmetik bildirimlerinin yanı sıra ürünün MSDS dökümanını yüklemenizi talep eder. Yeni başlayan markalar bu aşamada şaşırarak “Ama mevzuatta kozmetik nihai ürün muafiyeti var” itirazında bulunurlar.

Küresel e-ticaret devleri, devletlerin yasal muafiyetlerinden bağımsız olarak kendi iç güvenlik protokollerini (Hazmat – Hazardous Materials Politikası) işletirler. Amazon, sizin oje veya aseton ürününüzün kendi devasa lojistik depolarında (FBA depolarında) saklanırken bir yangın veya patlama riski yaratıp yaratmayacağını bilmek zorundadır. Bu nedenle, platformlarda satışa başlamanın ve listeleme onayını almanın ön şartı, profesyonelce kurgulanmış bir kozmetik msds belgesini sisteme yüklemektir. Belgeniz yoksa ürünleriniz “tehlikeli madde/şüpheli ürün” kategorisine alınarak satışa kapatılır.

11. Lojistik ve Antrepo Prosedürlerinde Tehlikeli Maddelerin Sınıflandırılması (ADR/IMDG)

Kozmetik ürünlerinizin fabrikadan çıkıp gümrük antreposuna, oradan da limana veya alıcının deposuna giden kara ve deniz yolculuğu, uluslararası taşımacılık hukukunun katı denetimi altındadır. Kara taşımacılığında ADR, deniz taşımacılığında ise IMDG kod kuralları geçerlidir. Birçok kozmetik ürün (Aerosol dezenfektanlar, parfümler, okyanus esanslı kolonyalar, saç spreyleri, oseler), formüllerindeki yüksek alkol veya itici gaz oranları nedeniyle uluslararası taşımacılık hukukunda “Sınıf 3 (Alevlenir Sıvılar)” veya “Sınıf 2 (Gazlar)” kapsamında Tehlikeli Madde (Dangerous Goods) kabul edilir.

Lojistik firmaları, tır şoförleri ve armatörler, taşıyacakları paletlerin tehlike derecesini, paketleme grubunu (Packing Group I, II, III) ve UN Numarasını anlamak için ürünün kozmetik ürün güvenlik bilgi formu dökümanının 14. Bölümüne (Taşımacılık Bilgisi) bakarlar. Lojistik şirketine doğru bir SDS sunamazsanız, ürünleriniz “tehlikeli kargo” statüsünde taşınamaz, tırlara yüklenmez ve liman antrepolarından içeri kabul edilmez. Doğru kurgulanmış bir SDS, bazen ürününüzün “Sınırlı Miktar (Limited Quantity – LQ)” istisnasından yararlanmasını sağlayarak lojistik navlun maliyetlerinizi düşürmenin de tek anahtarıdır.

12. ÜTS (Ürün Takip Sistemi) Bildirimleri ve Kimyasal Teknik Bilgi Akışı

Türkiye’de kozmetik faaliyetlerinin resmi kayıt üssü, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından yönetilen Ürün Takip Sistemi (ÜTS)’dir. Piyasaya arz edilecek her kozmetik ürünün ÜTS üzerinde marka, barkod, formül yapısı ve ambalaj görselleriyle bildiriminin yapılması yasal zorunluluktur. ÜTS bildirim süreçlerinde, sistem sizden doğrudan bir SDS dökümanı yüklemenizi her kategoride zorunlu tutmasa da, sisteme girilecek teknik verilerin doğruluğu yine SDS dökümanlarıyla beslenir.

Özellikle saç düzleştiriciler, profesyonel tırnak ürünleri veya spesifik saç açıcılar gibi yüksek kimyasal risk barındıran bazı özel kategorilerdeki kozmetikler için ÜTS denetçileri, teknik dosya inceleme aşamasında ürünün güncel yasal kozmetik sds belgesini ek evrak olarak talep etme yetkisine sahiptirler. ÜTS üzerindeki beyanlarınız ile ürünün arkasındaki yasal dökümantasyonun birbirini doğrulaması, Sağlık Bakanlığı denetimlerinden sıfır hata ile geçmenizi sağlar.

13. Adım Adım Rehber: Kozmetik SDS Nasıl Hazırlanır? Veri Giriş Prensipleri

Kozmetik sektörü için yasal ve geçerli bir kozmetik ürün güvenlik bilgi formu hazırlama süreci, sıradan bir tercüme veya şablon doldurma işlemi değildir. Süreç, şu 5 adımdan oluşan analitik bir veri mühendisliği gerektirir:

  • INCI ve CAS Eşleştirmesi: Kozmetik formüldeki INCI (International Nomenclature of Cosmetic Ingredients) isimleri, kimyasal kayıt sisteminin dili olan CAS ve EC numaralarına tek tek dönüştürülür.
  • Toksikolojik Sınıflandırma Hesaplamaları: Formüldeki hammaddelerin yüzdesel ağırlıkları dikkate alınarak, SEA yönetmeliği algoritmalarına göre karışımın bütünü için Akut Toksisite Tahmini (ATE_mix) ve cilt/göz tahriş skorları matematiksel olarak hesaplanır.
  • Alerjen ve Esans Analizi: Kozmetik ürünlerde en kritik nokta esansların içindeki 26 yasal alerjendir (Limonene, Linalool vb.). Bu alerjenlerin oranları, belgenin 3. ve 15. bölümlerine yasal sınırlar çerçevesinde işlenir.
  • Fizikokimyasal Veri Entegrasyonu: Ürünün laboratuvarda ölçülmüş pH değeri, yoğunluğu, parlama noktası ve viskozite verileri 9. Bölüme eksiksiz entegre edilir.
  • KDU Onayı ve Mühür: Hazırlanan 16 bölüm, resmi olarak yetkilendirilmiş bir Kimyasal Değerlendirme Uzmanı (KDU) tarafından kontrol edilerek imzalanır. Uzman imzası taşımayan dökümanlar resmi dairelerde geçersizdir.

14. Eksik veya Hatalı Belgelendirmenin Kozmetik Üreticilerine Getirdiği Ağır Riskler

Maliyetleri düşürmek amacıyla yasal dökümantasyon süreçlerini amatör programlarla, otomatik çeviri yazılımlarıyla veya sertifikasız şahıslara yaptırarak yönetmeye çalışan kozmetik markaları, piyasada çok ağır cezai ve hukuki bedeller öderler. Bu riskler kurumsal geleceğinizi tehlikeye atabilir:

  • Gümrük Reddi ve İade: İhracat sevkiyatlarınızın sınır kapılarında veya limanlarda durdurularak mahrecine iade edilmesi, devasa lojistik cezaları.
  • Bakanlık İdari Para Cezaları: Çevre Kanunu ve Sağlık Kanunu kapsamında, piyasaya hatalı veya geçersiz kimyasal risk dökümanı sunmaktan ötürü kesilen katlamalı idari para cezaları.
  • Pazaryeri Hesap Kapatılması: Amazon veya Trendyol gibi platformlarda mağazanızın askıya alınması (suspend), ticari cironuzun anında sıfırlanması.
  • İş Kazası Sorumluluğu: Fabrikada veya depoda yaşanacak olası bir kimyasal parlama veya işçi zehirlenmesi vakasında, savcılık bilirkişi raporuna göre “işverenin riskleri gizlediği veya yanlış beyan ettiği” gerekçesiyle asli kusurlu sayılarak ceza mahkemelerinde yargılanması.

15. Yasemin Danışmanlık ile Kozmetik Mevzuatında Kusursuz Uyum Çözümleri

Kozmetik ürünlerinizin ve hammaddelerinizin yasal uyum süreçlerini yönetmek, sıradan bir evrak işi değil; prestij, kurumsal itibar ve yüksek güvenlik odaklı bir bilimsel yönetim modelidir. Kimyasal sınıflandırma labirentlerinde ve katı kozmetik kanunları karşısında hata payı bırakmadan ilerlemek, ancak kurumsal bir hafıza ile mümkündür. Bu stratejik yolculukta, 25 yılı aşkın sektörel birikimi ve kimyasal regülasyon literatürüne yön veren uzman kadrosuyla Yasemin Danışmanlık en güvenilir limanınızdır.

Sektörün tartışmasız duayen ismi Yasemin Kalkanlı tarafından bizzat kaleme alınmış referans teknik kaynaklar ve bilimsel metodolojiler ışığında; kozmetik formülasyonlarınızın gizliliğini (ticari sırlarınızı) NDA (Gizlilik Sözleşmesi) çerçevesinde %100 koruma altına alarak yasal risk analizlerinizi yapıyoruz. Yurt dışından getirdiğiniz hammaddelerin yerelleştirilmesinden, küresel pazaryerleri uyumlu kozmetik msds dökümanlarınıza, ihracat odaklı çok dilli (CLP/OSHA uyumlu) kozmetik sds formlarınızdan ÜTS bildirim desteklerine kadar tüm süreçlerinizi, bakanlık onaylı akredite KDU ekibimizle anahtar teslim yönetiyoruz. Yasemin Danışmanlık ile çalışmak, yasal bürokrasiyi bir yük olmaktan çıkarıp, markanız için küresel pazarlarda sürdürülebilir bir rekabet avantajına dönüştürmek demektir.


16. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kozmetik ürünler için İngilizce SDS hazırlatıp iç piyasada kullanabilir miyiz?

Hayır, kullanamazsınız. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki gümrüklerde, antrepolarda veya denetimlerde ibraz edilecek tüm Güvenlik Bilgi Formlarının kesinlikle Türkçe dilinde hazırlanmış olması ve Türkiye’deki SEA/KKDİK yönetmelik atıflarını içermesi yasal zorunluluktur. İngilizce belgeler sadece ihracat operasyonlarında geçerlidir.

Kozmetik Güvenlik Değerlendirme Raporu (KPDR), SDS yerine geçer mi?

Kesinlikle geçmez. KPDR, Sağlık Bakanlığı kozmetik mevzuatı uyarınca bitmiş ürünün insan sağlığına güvenli olduğunu kanıtlayan bir teknik rapordur. SDS ise, Çevre Bakanlığı ve lojistik otoriteleri uyarınca ürünün taşınma, depolanma ve üretim aşamasındaki kimyasal risklerini (Yangın, parlama, dökülme) 16 başlıkta düzenleyen tamamen farklı bir yasal dökümandır. İki belgenin de yasal işlevleri ayrıdır.

Kozmetik formülümüzü danışmanla paylaşırken ticari sırlarımız nasıl korunur?

Yasemin Danışmanlık olarak kurumsal önceliğimiz ticari gizliliğinizdir. Süreç başlamadan önce taraflar arasında hukuki bağlayıcılığı olan bir Gizlilik Sözleşmesi (NDA) imzalanır. Ayrıca, hazırlanan kozmetik sds belgesinin 3. Bölümünde formülünüzün gizli kalması adına ham maddelerin nokta atışı net yüzdeleri değil, mevzuatın yasal olarak izin verdiği belirli geniş yüzde aralıkları (Örn: %1 – %5 veya %10 – %30) yazılarak formül ticari sırrınız olarak korunur.


Kozmetik Ticaretinizi Yasal Güvence Altına Alın!

Gümrüklerde, e-ticaret pazaryerlerinde ve resmi bakanlık denetimlerinde yasal engellere takılmamak için ürünlerinizin SEA/KKDİK uyumlu, akredite KDU onaylı profesyonel kozmetik sds ve kozmetik msds dökümanlarını hazırlayalım. Risklerinizi sıfırlamak için bugün bizimle iletişime geçin.

Uzman Kozmetik Regülasyon Ekibimizle Görüşün

Leave a Comment

Cart

No products in the cart.

Create your account