Kimyasal Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır

Kimyasal Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Kimyasal Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır? İSG Uzmanları İçin Kapsamlı Rehber

Dev Risk Değerlendirme Rehberi İçindekiler

Sanayi devriminden günümüze, fabrikaların ve üretim tesislerinin rekabet gücü, yeni nesil kimyasal maddelerin entegrasyonuyla doğru orantılı olarak artmıştır. Modern bir otomotiv montaj hattından bir tekstil boyahanesine, gıda ambalajı üreten bir tesisten madeni yağ formülasyonu yapan bir laboratuvara kadar her alanda kimyasal kullanımı kaçınılmazdır. Ancak bu kimyasallar, doğru yönetilmediğinde görünmez birer tehdide dönüşerek hem çalışan sağlığını kalıcı olarak tahrip eder hem de tesislerin varlığını tehlikeye atan devasa yangın ve patlamalara zemin hazırlar. İşletmelerin bu kör noktaları aydınlatabilmesi ve yasal denetimlerden geçebilmesi için elindeki en güçlü silah şüphesiz ki kusursuz bir kimyasal risk değerlendirmesi metodolojisidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetmenlerinin sahada ilk talep ettiği belge olan risk analizi dosyaları, çoğu zaman internetten indirilmiş kopyala-yapıştır şablonlardan ibaret kalmakta ve gerçek tehlikeyi yansıtmaktan uzak olmaktadır. Gerçek bir kimyasal güvenlik kültürü oluşturmak; havadaki toksik partiküllerin milyonda bir (ppm) seviyesindeki oranlarını ölçmeyi, kanserojen maddeleri yeşil kimyasallarla ikame etmeyi ve mühendislik önlemlerini doğru filtrelerle donatmayı gerektirir. Fabrika yöneticileri ve sahada ter döken İSG uzmanları için hazırladığımız bu 15.000+ karakterlik “Pillar Content” ana rehberde, tehlikeli madde risk değerlendirmesi süreçlerinin tüm yasal, teknik ve operasyonel aşamalarını derinlemesine analiz ediyor; sıradan bir prosedürü nasıl hayat kurtaran bir güvenlik mühendisliğine dönüştüreceğinizi adım adım anlatıyoruz.


1. Stratejik Giriş: İş Sağlığı ve Güvenliğinin Kalbi Kimyasal Yönetimi

Endüstriyel kazalar üzerine yapılan küresel istatistikler, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının çok büyük bir bölümünün kimyasal kaynaklı olduğunu göstermektedir. Dönen bir makine dişlisi veya yüksekte çalışma gibi fiziksel riskler gözle görülürken; soluduğumuz havadaki bir solvent buharı, derimizden sessizce emilen bir fitalat veya ciğerlerimize yapışan bir asbest lifi yıllarca hiçbir belirti vermeyebilir. Kimyasal riskler sinsidir. Bu sinsi düşmanla mücadele etmenin tek yolu, tehlikeyi kaynağında yok etmeyi hedefleyen analitik bir kimyasal güvenlik stratejisi kurmaktır.

Bir fabrika müdürü veya İSG uzmanı için “bizim fabrikamız güvenli” diyebilmenin matematiksel kanıtı, doğru yapılmış bir değerlendirme raporudur. Bu rapor, sadece Çalışma Bakanlığı müfettişlerine gösterilecek hukuki bir savunma belgesi değil; aynı zamanda hangi işçinin hangi filtreli maskeyi takacağını, hangi kimyasal varilinin hangi rafta duracağını ve havalandırma motorunun saniyede kaç metreküp hava çekeceğini belirleyen teknik bir anayasadır.

2. Temel Kavramlar: Kimyasal Risk Değerlendirmesi Nedir? Neden Yapılır?

Kimyasal risk değerlendirmesi; bir işletmede bulunan, kullanılan, depolanan veya üretim sonucu atık olarak ortaya çıkan kimyasal maddelerin, çalışanların sağlığı ve güvenliği üzerinde yaratabileceği olası tehlikelerin sistematik olarak tanımlanması, bu tehlikelerin büyüklüğünün ölçülmesi ve tolere edilebilir (kabul edilebilir) bir seviyeye indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi sürecidir.

Bu değerlendirme neden yapılır? Çünkü her kimyasalın “zarar verme potansiyeli (Tehlike)” vardır. Ancak o maddenin size gerçekten zarar verip vermeyeceği “maruziyetinize (Risk)” bağlıdır. Çok zehirli bir asit, kapalı ve vakumlu bir boru sisteminin içinde akıyorsa tehlikelidir ama riski düşüktür. Aynı asit açık bir kovada, havalandırması olmayan bir odada işçi tarafından kepçeyle karıştırılıyorsa risk ölümcüldür. Risk değerlendirmesi tam olarak bu denklemi kurmak (Tehlike x Maruziyet = Risk) için yapılır.

3. Yasal Çerçeve: Türkiye’de Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda İSG Yönetmeliği

Türkiye’de kimyasal risklerin yönetimi keyfi bir kalite standardı değil, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na dayanan katı bir zorunluluktur. Bu kanunun altındaki en önemli regülasyon, “Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik”tir. Bu yönetmelik işverene net bir mesaj verir: “İşyerinde tehlikeli kimyasal madde bulunup bulunmadığını tespit etmek ve varsa risk değerlendirmesi yapmak senin yasal boynunun borcudur.”

İlgili mevzuat uyarınca; yeni bir kimyasal madde üretime girmeden önce, üretim prosesinde bir değişiklik yapıldığında, çalışma ortamı ölçüm sonuçları sınır değerleri aştığında veya bir iş kazası/meslek hastalığı meydana geldiğinde tehlikeli madde risk değerlendirmesi derhal yenilenmek (revize edilmek) zorundadır. Aksi takdirde olası bir hastalık veya kazada işveren asli kusurlu sayılarak ağır ceza mahkemelerinde yargılanır.

4. Kavramsal Ayrım: Kimyasal Risk Analizi ve Risk Değerlendirmesi Arasındaki İnce Çizgi

Sektörde sıklıkla birbirinin yerine kullanılan iki terim vardır: Kimyasal risk analizi ve Risk Değerlendirmesi. Akademik ve teknik literatürde bu ikisi aynı şey değildir.

Kimyasal risk analizi, sürecin “bilgi toplama ve matematiksel hesaplama” aşamasıdır. Tehlikeyi tanımlamak, olasılığı (frekansı) ve şiddeti hesaplamak, ölçüm verilerini formüllere koymak analizdir. “Risk Değerlendirmesi” ise çok daha geniş bir şemsiyedir. Elde edilen analiz sonucunu alıp; “Bu risk işletmemiz için kabul edilebilir mi? Hayırsa, bunu düşürmek için hangi mühendislik önlemini almalıyım? Hangi maskeyi almalıyım?” sorularına yanıt veren ve aksiyon planını yöneten stratejik ve hukuki kararlar bütünüdür. Kısacası analiz teşhistir, değerlendirme ise tedavidir.

5. Tehlikeli Madde Risk Değerlendirmesi Adım 1: Kusursuz Kimyasal Envanteri Çıkarma

Başarılı bir tehlikeli madde risk değerlendirmesi masada değil, sahada başlar. İSG uzmanının ilk görevi, fabrikaya giren ve çıkan tüm kimyasalların tam ve kusursuz bir envanterini (listesini) çıkarmaktır. “Biz sadece boya kullanıyoruz” demek yetmez; o boyanın incelticisi (tineri), makineyi yıkamak için kullanılan solvent, su arıtma tesisine dökülen klor, jeneratördeki motorin ve hatta ofisteki çamaşır suyu bile bu envantere girmelidir.

Profesyonel bir kimyasal envanterinde şu sütunlar mutlaka yer almalıdır: Ürünün Ticari Adı, Üreticisi, Formülü (Katı/Sıvı/Gaz), İçindeki Tehlikeli Maddelerin CAS Numaraları, Aylık Tüketim Miktarı, Fabrika İçinde Kullanıldığı Departman (Örn: Boyahane, Depo) ve Güncel GBF’nin (Güvenlik Bilgi Formu) olup olmadığı. Eksik bir envanterle yapılan değerlendirme, çökmeye mahkum bir binanın temeli gibidir.

6. Adım 2: Güvenlik Bilgi Formlarının (GBF/SDS) İncelenmesi ve Tehlike Tespiti

Envanter oluşturulduktan sonra, listedeki her bir madde için tedarikçiden Türkçe, 16 başlıklı ve güncel (KDU onaylı) Güvenlik Bilgi Formu (GBF/SDS) temin edilmelidir. İSG uzmanının kutsal kitabı bu formlardır. Değerlendirme sürecinde GBF’nin şu bölümleri mikroskop altına alınır:

  • Bölüm 2 (Zararlılık Tanımlanması): Maddenin H (Hazard) kodları. Madde kanserojen mi (H350), yanıcı mı (H225) yoksa gözleri mi tahriş ediyor (H319)?
  • Bölüm 8 (Maruziyet Kontrolleri): Ortamda müsaade edilen maksimum buharlaşma sınır değerleri (OEL/TWA) ve spesifik KKD (Örn: A tipi gaz filtresi, butil eldiven) önerileri.
  • Bölüm 9 (Fiziksel Özellikler): Maddenin parlama noktası, kaynama noktası, buhar basıncı. Bu veriler patlama riski (ATEX) hesaplamaları için hayatidir.

7. Adım 3: Çalışma Ortamı Gözetimi ve Maruziyet Yollarının (Soluma, Deri, Yutma) Belirlenmesi

Kimyasal güvenlik stratejilerinde zehirin vücuda nasıl gireceğini bilmek, onu durdurmanın ilk kuralıdır. İSG uzmanı sahaya inmeli ve kimyasalın işçiyle nasıl temas ettiğini (operasyon senaryosunu) gözlemlemelidir. Kimyasallar insan vücuduna üç temel yolla girer:

  • Soluma Yolu (İnhalasyon): En tehlikeli ve en hızlı kana karışan yoldur. Açık kazanlarda solvent karıştırılması, sprey boya uygulamaları ve kaynak dumanı solunum maruziyetidir.
  • Deri Emilimi ve Göz Teması: Çıplak elle kimyasal taşımak veya deriye sıçrama olmasıdır. Özellikle asitler korozyon yaparken, bazı solventler deriyi geçerek doğrudan karaciğeri vurabilir.
  • Yutma (Sindirim): Genellikle fabrika içinde kirli ellerle yemek yenmesi, kimyasal bulaşmış alanlarda sigara içilmesi veya dikkatsizlik sonucu sıvıların yanlışlıkla içilmesi sonucu yaşanır.

8. Adım 4: İş Hijyeni Ölçümleri (Ortam Havası ve Kişisel Maruziyet Sınırları – OEL/TWA)

Kimyasal risk değerlendirmesi nasıl yapılır sorusunun “bilimsel kanıt” aşaması iş hijyeni ölçümleridir. Gözle veya kokuyla ortamdaki gaz yoğunluğunu tahmin edemezsiniz. Akredite laboratuvarlar (İSGÜM yetkili) tarafından tesiste ölçümler yapılmalıdır.

Bu ölçümlerde işçinin yakasına takılan kişisel örnekleme pompalarıyla “Solunum Bölgesi (Breathing Zone)” havası toplanır. Çıkan analiz sonucu (ppm veya mg/m³ cinsinden), yönetmelikteki TWA (Zaman Ağırlıklı Ortalama – 8 saat) ve STEL (Kısa Süreli Maruziyet Sınırı – 15 dakika) değerleriyle karşılaştırılır. Eğer işçinin soluduğu Toluen buharı yönetmelik sınırının (Örn: 50 ppm) üzerindeyse, ortamdaki risk tolere edilemez boyutlardadır ve fabrikanın üretimi durdurarak acilen mühendislik önlemi alması hukuki bir emirdir.

9. Kantitatif ve Kalitatif Risk Değerlendirme Metodolojileri (Kinney, 5×5 Matris vb.)

Toplanan tüm tehlike ve maruziyet verileri artık matematiksel bir formüle oturtulmalıdır. İSG uzmanları kimyasal risk analizi yaparken fabrikaya en uygun metodolojiyi seçer. Piyasada en sık kullanılan iki ana metot şunlardır:

Metot Adı Formül / Mantık Kullanım Alanı ve Hassasiyet
L Tipi (5×5) Matris Risk = Olasılık (1-5) x Şiddet (1-5) Daha basit, depo veya ofis tipi düşük kimyasal risklerin ölçümünde kullanılan temel kalitatif metot.
Kinney Metodu Risk = Olasılık x Frekans (Maruziyet Sıklığı) x Şiddet İşçinin kimyasal maruziyet süresini hesaba kattığı için kimya sektöründe en çok tercih edilen gelişmiş metot.
FMEA / HAZOP Hata Türleri ve Etkileri / Tehlike ve İşletilebilirlik Rafineriler, boru hatları ve karmaşık kapalı sistem reaktörlerin analizinde kullanılan detaylı mühendislik metotları.

10. STOP Prensibi: Kimyasal Risklerin Yönetiminde Hiyerarşik Önlem Stratejisi

Kimyasal güvenlik mimarisinin anayasası “Kontrol Hiyerarşisi”dir. İSG uzmanları arasında STOP prensibi olarak bilinen bu hiyerarşi, bir risk tespit edildiğinde ilk olarak hangi önlemin alınması gerektiğini emreder. Bir işçinin eline doğrudan maske ve eldiven tutuşturmak, hiyerarşinin iflasıdır. Sıralama şu şekilde olmalıdır: Substitution (İkame), Technical (Teknik/Mühendislik Önlemler), Organizational (İdari/Organizasyonel Önlemler), Personal Protection (Kişisel Koruyucu Donanım).

11. İkame (Substitution) Yöntemi: Tehlikeli Kimyasalı Zararsız Olanla Değiştirme Mühendisliği

Risk değerlendirmesinin 1 numaralı hedefi tehlikeyi yok etmektir. Eğer üretim bandınızda toluen (kanserojen şüpheli ve ağır sinir sistemi zehri) bazlı bir yapıştırıcı veya çözücü kullanıyorsanız, havalandırma motorunu büyütmeden önce şunu sormalısınız: “Ben bu işi su bazlı, organik veya daha az tehlikeli (Örn: Alkol bazlı) bir kimyasalla yapabilir miyim?”

Bu işleme İkame (Substitution) denir. Toz halinde uçuşan ve solunum sistemini mahveden bir hammaddenin yerine, aynı maddenin sıvı veya granül (pellet) formunu satın almak da bir ikame yöntemidir. İkame başarıldığında, iş yerindeki tehlike kaynağında sıfırlanmış olur ve pahalı havalandırma sistemlerine veya ağır işçi maskelerine gerek kalmaz.

12. Mühendislik Önlemleri: Kapalı Sistemler, Lokal Havalandırma ve İzolasyon

İkame yapılamıyorsa (üretim teknolojisi buna izin vermiyorsa), ikinci adım kimyasal güvenlik mühendisliğidir. Zehirli buharı veya kanserojen tozu işçinin nefes alma bölgesine (breathing zone) ulaşmadan önce hapsetmek gerekir.

  • Kapalı Sistemler (İzolasyon): Kimyasal reaksiyonun tamamen insan temasından yalıtılmış vakumlu tanklarda ve boru hatlarında gerçekleştirilmesi (Rafineri mantığı).
  • Lokal Egzoz Havalandırması (LEV): Kaynak masasına veya kimyasal karıştırma kazanının tam ağzına kurulan, zehirli gazı çıktığı milimetreden emen güçlü çeker ocak sistemleridir. Tavana takılan genel havalandırma pervaneleri, zehirli gazı tüm fabrikaya yayacağı için kimyasal risk yönetiminde yanlış ve yetersiz kabul edilir.

13. İdari Önlemler ve Doğru Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi Kriterleri

Mühendislik önlemleri kurulduktan sonra maruziyet riski hala varsa idari önlemler alınır. İdari önlem; tehlikeli bölgede çalışan işçi sayısını azaltmak, çalışma sürelerini kısaltmak (rotasyon) ve personele kimyasal riskler üzerine spesifik eğitimler vermektir.

Ve hiyerarşinin son kalesi: Kişisel Koruyucu Donanım (KKD). Tehlikeli madde risk değerlendirmesi raporunuz size hangi KKD’yi alacağınızı net söyler. Asitlerle çalışan bir işçiye ucuz “lateks” eldiven vermek asidin anında deriye geçmesine yol açar; doğru seçim “Butil veya Neopren” eldiven olmalıdır. Solvent buharı soluyan bir işçiye “Toz maskesi (N95/FFP2)” vermek onu korumaz, tam aksine zehirlenmesini garantiler; doğru seçim “Aktif Karbonlu A1 veya A2 tipi (Kahverengi bantlı) gaz filtresine sahip yarım/tam yüz maskesi” olmalıdır. Bu seçimler tamamen kimyasalın GBF’sindeki (Bölüm 8) talimatlara göre yapılır.

14. Depolama Güvenliği: Kimyasalların Uyumsuzluk Matrislerine Göre Ayrıştırılması

Endüstriyel kazaların en büyükleri üretim bantlarında değil, kimyasal antrepolarda ve depolarda yaşanır. Kimyasalların alfabetik sıraya göre yan yana dizilmesi, fabrikaya konulmuş saatli bir bombadır. Kimyasal risk analizi depo planlaması için şu ayrıştırma (segregation) kurallarını şart koşar:

Kimyasal Uyumsuzluk Matrisi’ne göre; “Asitler ile Bazlar”, “Yanıcı Sıvılar ile Oksitleyiciler (Yükseltgenler)”, “Siyanür türevleri ile Asitler” kesinlikle aynı rafta, hatta aynı havuzun (taşma tavasının) içinde depolanamaz. Depolama alanlarında zeminler sızdırmaz epoksi olmalı, döküntülere karşı kimyasalın kendi hacminin en az %10’u kadar (veya en büyük varilin %100’ü kadar) taşırma havuzları (bunding) bulunmalı ve yanıcı depolarında tüm aydınlatma/elektrik sistemleri patlamaya dayanıklı (EX-PROOF) seçilmelidir.

15. Acil Durum Eylem Planları: Kimyasal Dökülme, Sızıntı ve Endüstriyel Yangın Senaryoları

Tüm önlemlere rağmen o kaza yaşanırsa ne olacak? Kimyasal güvenlik protokollerinin son halkası Acil Durum Eylem Planıdır (ADEP). Bir forklift tonluk bir kimyasal tankını deldiğinde ortalığa dökülen zehirli madde nasıl toplanacak? İşçilerin üzerine dökülürse göz/boy duşlarına kaç saniyede ulaşılacak?

Kimyasal döküntüler talaş veya standart paspaslarla silinmez (talaş bazı asitlerle anında tutuşur). Sahada mutlaka kimyasal emici kitler (absorbent pedler, sosisler) bulunmalıdır. Kimyasal kaynaklı bir yangında itfaiye gelene kadar su mu sıkılacak yoksa köpük mü? Örneğin; Suyla reaksiyona giren alkali metallerin (Sodyum, Potasyum) olduğu bir yangına su sıkarsanız hidrojen gazı açığa çıkar ve fabrika havaya uçar. Bu nedenle, hangi kimyasal yangınına hangi tip (Örn: D sınıfı kuru toz) söndürücü ile müdahale edileceği risk değerlendirmesinde tatbikat senaryolarıyla belirlenmelidir.

16. Sık Yapılan Hatalar: İSG Uzmanlarının ve Fabrikaların Düştüğü Yasal Tuzaklar

Masa başında, sahadan kopuk hazırlanan kimyasal risk değerlendirmesi raporları, işletmeleri büyük yasal ve vicdani yükler altında bırakır. En sık yapılan majör hatalar şunlardır:

  • Eski ve Geçersiz MSDS Kullanımı: Tedarikçiden alınan 10 yıllık, turuncu piktogramlı eski belgelerle analiz yapmak (Güncel SDS’ler SEA yönetmeliğine uygun, KDU imzalı ve H/P kodlu olmalıdır).
  • Genel İfadeler Kullanmak: Değerlendirmeye “Uygun eldiven takılacak” yazıp geçmek (Eldivenin materyali: Nitril, Butil, Neopren vb. belirtilmelidir).
  • Birlikte Depolama Cehaleti: Fabrikanın her yerini tehlike etiketleriyle donatıp, kimyasalların hepsini tek bir havalandırmasız odada alfabetik sıraya göre yan yana dizmek.
  • Patlama Riskini (ATEX) Atlamak: Yanıcı kimyasalların (Alevlenir sıvılar, aerosoller) buharlaşarak yarattığı Patlayıcı Ortamlar (ATEX) için ayrı bir PKD (Patlamadan Korunma Dökümanı) hazırlamayı ve Ex-Proof cihaz eşleştirmesi yapmayı unutmak.

17. Yasemin Danışmanlık ile Uçtan Uca Kimyasal Güvenlik ve Risk Yönetimi Çözümleri

Bir fabrikanın kimyasal risklerini ölçümlemek ve kontrol altına almak; sadece bir matris doldurma işi değil, ileri düzey bir toksikoloji, kimya mühendisliği ve iş sağlığı hukuku entegrasyonudur. Çalışanlarınızın sağlığını korumak ve olası yasal denetimlerde/iş kazalarında ağır tazminatlardan kurtulmak istiyorsanız, amatör yaklaşımları bir kenara bırakıp profesyonel bir zırh kuşanmalısınız. Bu yasal ve teknik yolculukta, çeyrek asrı aşan kurumsal deneyimiyle Yasemin Danışmanlık, endüstri tesislerinin en güvenilir stratejik çözüm ortağıdır.

Sektörün tartışmasız otoritelerinden ve literatür yazarlarından olan Yasemin Kalkanlı rehberliğindeki uzman kadromuz; fabrikanızın kimyasal envanter analizlerinden Güvenlik Bilgi Formu (GBF) uyum taramalarına, çalışma ortamı risk metodolojilerinin kurulmasından kimyasal depolama matrislerinin çizilmesine kadar tüm süreçlerinizi anahtar teslim yönetmektedir. Akredite Kimyasal Değerlendirme Uzmanlarımızla (KDU) birlikte; sadece kağıt üzerinde kalan bir belge değil, fabrikanızın duvarlarında yaşayan, işçinizin ciğerlerini ve fabrikanızın çatısını koruyan tam teşekküllü bir kimyasal güvenlik mimarisi inşa ediyoruz. Yasemin Danışmanlık ile çalışmak, krizleri kazaya dönüşmeden önce masada bitirmek demektir.


18. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kimyasal risk değerlendirmesi kaç yılda bir yenilenmelidir?

İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre; işletmenin tehlike sınıfına bağlı olarak Çok Tehlikeli sınıfta en geç 2 yılda bir, Tehlikeli sınıfta 4 yılda bir, Az Tehlikeli sınıfta 6 yılda bir yenilenmelidir. Ancak; yeni bir kimyasal alındığında, üretim prosesi değiştiğinde, iş hijyeni ölçümleri sınırları aştığında veya bir kaza yaşandığında bu sürelere bakılmaksızın derhal yenilenmesi zorunludur.

Eski tarihli bir MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) ile risk analizi yapılabilir mi?

Hayır, kesinlikle yapılamaz. Eski MSDS formlarında yer alan R ve S cümleleri yasal geçerliliğini yitirmiştir. Risk analizine baz alınacak veriler; güncel SEA ve KKDİK mevzuatlarına uygun, 16 başlıklı, GHS piktogramlı ve T.C. Çevre Şehircilik Bakanlığı’nca onaylı aktif bir KDU (Kimyasal Değerlendirme Uzmanı) imzası taşıyan modern “SDS / GBF” belgelerinden çekilmelidir.

Patlamadan Korunma Dökümanı (PKD) ile Kimyasal Risk Değerlendirmesi aynı şey midir?

Hayır, aynı şey değildir ancak birbirini tamamlarlar. Kimyasal risk değerlendirmesi; sağlık, çevre ve fiziksel risklerin tümünü (zehirlenme, korozyon, asfiksi vb.) kapsar. Patlamadan Korunma Dökümanı (PKD/ATEX) ise, spesifik olarak yanıcı ve parlayıcı kimyasalların havaya karışarak yarattığı gaz/toz bulutlarının (Patlayıcı Ortamların) ateşlenmesini önlemek üzere hazırlanan, alanların “Zon”lara ayrıldığı ayrı ve son derece teknik bir mühendislik raporudur.


Kimyasal Kazaları Masa Başında Önleyin!

Fabrikanızın kimyasal risk değerlendirmesi raporlarını bilimsel toksikoloji verileriyle oluşturmak, depolama matrislerinizi mevzuata %100 uyumlu hale getirmek ve ağır İSG cezalarından kurumsal olarak korunmak için Türkiye’nin alanındaki en prestijli kuruluşu Yasemin Danışmanlık ile hemen iletişime geçin.

Uzman Kimya Mühendislerimizle Görüşün

Leave a Comment

Cart

No products in the cart.

Create your account