KKDİK Cezaları Nelerdir

KKDİK Cezaları Nelerdir?

KKDİK Cezaları Nelerdir? Kimyasal Firmalarını Bekleyen İdari Yaptırımlar ve Riskler

Dev Yaptırım ve Denetim Rehberi İçindekiler

Türkiye kimya endüstrisi, 2026 yılı itibarıyla geçiş ve uyum süreçlerinin sonuna gelmiş, “katı denetim ve yaptırım” dönemine resmi olarak adım atmıştır. Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) Yönetmeliği, yayımlandığı ilk yıllarda sanayiciler tarafından yalnızca bir dökümantasyon veya kalite belgesi süreci olarak algılansa da, bugün gümrük kapılarında ve fabrika zeminlerinde karşılaşılan ağır tablolar bu algıyı tamamen yıkmıştır. Artık kimyasal bir hammadde ithal etmek veya piyasaya yeni bir formülasyon sürmek, çevre hukuku ile doğrudan yüzleşmek anlamına gelmektedir. Şirketlerin yönetim kurullarında ve hukuk departmanlarında en çok tartışılan konu nettir: KKDİK cezaları nelerdir?

Bu yaptırımlar, sıradan bir vergi usulsüzlüğü veya hafif bir idari para cezasından ibaret değildir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’na dayanan kimyasal mevzuat cezası mekanizması; şirketleri milyonlarca liralık finansal krizlere sürükleyebilen, gümrüklerde malların tasfiyesine yol açabilen ve en uç senaryolarda tesislerin üretimini tamamen durdurabilen yıkıcı bir güce sahiptir. Birçok üretici ve ithalatçı, kkdik denetimi geçirmeden önce bu risklerin boyutunu tam olarak kavrayamamaktadır. Yasemin Danışmanlık olarak hazırladığımız bu 15.000 karakterlik dev rehberde, kkdik kapsamında idari yaptırımlar ve hukuki riskleri en ince detaylarına kadar analiz ediyor; işletmenizi olası iflas ve itibar kaybı senaryolarından nasıl koruyacağınızı adım adım ortaya koyuyoruz.


1. Stratejik Giriş: Türkiye Kimya Sanayisinde Sıkı Denetim ve Ceza Dönemi

Endüstriyel rekabetin kuralları yeniden yazılıyor. Eski dönemlerde, sadece daha ucuza hammadde tedarik etmek ve üretim maliyetlerini kısmak kârlılık için yeterliyken; günümüz “Yeşil Ekonomi” normlarında, ticari sürdürülebilirliğin ilk şartı “Yasal Uyum (Compliance)” olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın yarattığı küresel baskı ve Türkiye’nin bu normlara adaptasyonu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın denetim reflekslerini son derece keskinleştirmiştir.

Gümrük muhafaza memurları, çevre denetmenleri ve piyasa gözetim uzmanları (PGD), artık fabrikaları ve limanları sadece vergi veya iş güvenliği açısından değil, “kimyasal izlenebilirlik” açısından da ablukaya almaktadır. Bir firmanın, Bakanlık sistemlerine (KKS) kaydetmediği bir maddeyi kullanarak üretim yapması veya yanlış etiketlenmiş bir ürünü piyasaya sürmesi, artık göz ardı edilecek bir eksiklik değil; doğrudan halk sağlığına ve çevreye karşı işlenmiş bir suç olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, kkdik idari yaptırımlar mekanizmasını stratejik bir tehdit olarak masaya yatırmak, her şirket sahibinin birincil görevidir.

2. Hukuki Zemin: KKDİK Kapsamında İdari Yaptırımlar Hangi Kanuna Dayanır?

Hukuk departmanlarının en çok ilgilendiği husus, kesilen cezaların yasal dayanağıdır. KKDİK, bir yönetmeliktir ve gücünü 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’ndan alır. Kkdik kapsamında idari yaptırımlar, doğrudan bu kanunun 20. Maddesi (İdari Nitelikteki Cezalar) üzerinden işletilir. Çevre Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti yasaları içerisindeki en ağır ve tavizsiz ceza maddelerini barındıran kanunların başında gelir.

Çevre Kanunu’nun temel felsefesi “Kirleten Öder” ve “Tehlikeyi Yaratan Sorumludur” ilkelerine dayanır. Bakanlık, firmanın kasıtlı olarak suç işleyip işlemediğine veya ticari cehaletine bakmaz; “Objektif Sorumluluk” ilkesi gereği, tehlikeli bir kimyasal kayıt altına alınmadan piyasaya sunulmuşsa veya yanlış beyan edilmişse, ihlal gerçekleşmiş sayılır ve ceza tereddütsüz kesilir. İşletmelerin “Mevzuatı bilmiyorduk” veya “Tedarikçimiz bize yanlış bilgi vermiş” şeklindeki savunmaları, mahkemeler ve bakanlık nezdinde hiçbir geçerliliğe sahip değildir.

3. Genel Çerçeve: KKDİK Cezaları Nelerdir? Mevzuatın Ceza Felsefesi

Kkdik cezaları nelerdir sorusunu yanıtlarken, yaptırımları üç ana koldan ele almak gerekir. Sistem sadece para tahsil etmek üzerine değil, tehlikeyi bertaraf etmek üzerine kurgulanmıştır:

  • Maddi Yaptırımlar (İdari Para Cezaları): Çevre Kanunu 20. Madde kapsamında ihlal başına kesilen, milyonlarca lirayı bulabilen doğrudan nakdi cezalardır.
  • Operasyonel Yaptırımlar (Üretim ve İthalat Yasakları): İhlale konu olan kimyasalın gümrükten çekilmesinin engellenmesi, fabrikanın üretiminin durdurulması veya piyasaya sürülmüş malların raflardan (üretici masrafıyla) toplatılmasıdır.
  • Adli Yaptırımlar: Yanlış belge beyanı (Örn: Sahte KDU imzası kullanmak veya resmi kurumu yanıltmak) durumunda, şirket yetkilileri hakkında “Evrakta Sahtecilik” ve “Çevreye Karşı Suçlar” kapsamında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasıdır.

4. Finansal Yıkım: KKDİK Cezası Ne Kadar? (2026 Güncel Değerlendirmeler)

Şirketlerin muhasebe ve finans yöneticilerinin en çok araştırdığı kkdik cezası ne kadar sorusunun sabit tek bir yanıtı yoktur. Çevre Kanunu’ndaki cezalar, her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Yeniden Değerleme Oranı” (YDO) ile çarpılarak artırılır. 2026 yılı güncel ekonomik verileri ve YDO artışları göz önüne alındığında, cezalar astronomik rakamlara ulaşmıştır.

Örneğin, bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemenin (Örn: SCIP bildirimi yapmamak veya KKS ön kaydını atlamak) alt limiti yüz binlerce liradan başlarken; kısıtlı bir maddeyi (Örn: Annex 17 listesindeki yasaklı bir solventi veya ağır metali) piyasaya sürmenin cezası ihlal başına milyonlarca lirayı bulmaktadır. Daha da önemlisi, kkdik para cezası “ihlal başına” kesilir. Eğer siz yanlış etiketlenmiş veya kayıtsız bir ürünü 10 farklı şehre, 10 farklı faturayla sevk ettiyseniz, denetmenler her bir sevk işlemini ayrı bir ihlal kabul ederek cezayı 10 ile çarpabilirler. Bu katlamalı yapı, bir KOBİ’nin tüm yıllık karını tek bir denetimde silip süpürebilir.

5. Temel İhlal Türü 1: Kayıtsız Kimyasal İthalatı ve Üretimi (No Data, No Market)

Yaptırımların en sık uygulandığı ve en acımasız olduğu ihlal türü, kayıtsız maddedir. “No Data, No Market” (Veri Yoksa Pazar da Yok) ilkesi gereği, yıllık 1 ton ve üzerinde üretilen veya ithal edilen bir maddenin, Çevre Bakanlığı’nın Kimyasal Kayıt Sistemine (KKS) tam kaydı (veya süresi içindeyse geçici kaydı) yapılmamışsa, o madde “yok” hükmündedir.

Eğer gümrükte veya fabrika deponuzda yapılan denetimde, fatura içeriğindeki maddenin kkdik kaydı olmadığı tespit edilirse, kkdik yönetmeliğine uymamanın cezası anında uygulanır. İthalat aşamasındaysa mal gümrükte bağlanır ve mahrecine (orijin ülkeye) iade edilir. İç piyasadaysa, o hammaddeden üretilmiş tüm nihai ürünler dahil olmak üzere piyasadan toplatılır ve firmaya ağır “kayıt yükümlülüğünü ihlal” cezası kesilir.

6. Temel İhlal Türü 2: Güvenlik Bilgi Formu (GBF/SDS) Hataları ve Eksiklikleri

Kimyasal mevzuat cezası yelpazesindeki ikinci büyük tehlike, Güvenlik Bilgi Formları (GBF/SDS) ile ilgilidir. Piyasaya tehlikeli bir karışım (boya, deterjan, tutkal) süren üreticilerin, bu ürünle birlikte Türkçe, 16 başlıklı ve mutlaka bir “Kimyasal Değerlendirme Uzmanı (KDU)” tarafından imzalanmış GBF sunması yasal bir zorunluluktur.

Sık karşılaşılan cezai durumlar şunlardır:

  • Yurt dışından gelen İngilizce MSDS belgesini basit bir tercümana çevirtip KDU onayı olmadan müşteriye sunmak (Belge geçersiz sayılır).
  • GBF’nin 3. Bölümünde (Bileşim bilgileri) yer alan tehlikeli hammaddelerin oranlarını veya CAS numaralarını yanlış/eksik beyan ederek tehlikeyi gizlemek.
  • GBF’deki sınıflandırma (H ve P kodları) ile ürünün ambalajına yapıştırılan tehlike etiketi (Piktogramlar) arasında uyumsuzluk olması. PGD (Piyasa Gözetimi ve Denetimi) uzmanları bu uyumsuzluğu tespit ettiklerinde “yanıltıcı etiketleme” suçundan derhal cezai işlem başlatırlar.

7. Temel İhlal Türü 3: Kısıtlı (Ek-17) ve İzne Tabi (Ek-14) Maddelerin Yasadışı Kullanımı

Cezaların tavan yaptığı ve ceza mahkemelerine taşınma ihtimalinin en yüksek olduğu ihlal türü, yasaklı maddelerin kullanımıdır. KKDİK Ek-17 (Kısıtlamalar) listesi, insan sağlığına doğrudan zarar veren maddelerin (Örn: Tekstildeki azo boyarlar, plastiklerdeki fitalatlar, asbest) spesifik kullanım alanlarında yasaklandığı listedir. Bu limitlerin (Örn: ağırlıkça %0.1) üzerindeki bir ürünü Türkiye’de satmak veya üretmek, açıkça halk sağlığını tehlikeye atmaktır.

Benzer şekilde, KKDİK Ek-14 (İzne Tabi Maddeler) listesindeki “Son Kullanım Tarihi” geçmiş bir maddeyi, Bakanlıktan yüz binlerce lira harcayarak özel bir “Kullanım İzni” almadan fabrikanızda kullanıyorsanız, kkdik cezası uygulanmasının yanı sıra, o kimyasalın girdiği tüm üretim bandı mühürlenir. Bu tür maddeler, kanserojen veya mutajen (CMR) özellikleri kanıtlanmış ölümcül kimyasallardır ve toleransları sıfırdır.

8. Suçun Tekrarı: Katlamalı KKDİK Para Cezası Mekanizması Nasıl İşler?

Türk Çevre Kanunu, kkdik para cezası sistemini kurgularken, “cezayı ödeyip suça devam etme” mantığını bitirmeyi hedeflemiştir. Çevre Kanunu Madde 23 uyarınca, idari para cezası verilmesini gerektiren ihlalin, ceza kesildikten sonraki “üç yıl içinde tekrarlanması (tekerrür)” halinde, verilecek yeni ceza bir kat artırılarak (iki katı olarak) kesilir. Eğer suç aynı üç yıl içinde ikinci kez tekrarlanırsa, bu kez ceza iki kat artırılarak (üç katı olarak) uygulanır.

Bu katlamalı sistem, özellikle eksik GBF dağıtan veya etiketleme hataları yapan kurumsal firmaların, hatalarını acilen düzeltmezlerse milyonlarca liralık tekerrür sarmalına girmesine neden olur. Ayrıca idari para cezalarının ödenmesi, yasal uyum zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; Bakanlık size eksiklikleri gidermeniz için bir “süre” verir, bu süre sonunda eksiklik giderilmemişse tesis kapatma müeyyidelerine geçilir.

9. Saha Operasyonu: KKDİK Denetimi Nasıl Yapılır ve Kimler Denetler?

İşletmelerin aklındaki kkdik denetimi süreci, genellikle sadece evrakların istendiği bir masa başı kontrolü olarak hayal edilir. Gerçekte ise bu denetimler, çapraz sorgulamalarla yürütülen sıkı bir saha operasyonudur. Denetimleri temel olarak iki otorite yürütür:

  1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Müfettişleri: Doğrudan fabrika denetimlerine, antrepo baskınlarına ve Piyasa Gözetimi (PGD) çerçevesinde raf denetimlerine çıkarlar. Numune alıp akredite çevre laboratuvarlarında analiz yaptırma yetkisine sahiptirler.
  2. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Denetmenleri (TAREKS): Sınır kapılarında, ithalat ve ihracat beyannameleri üzerinden evrak-fiziki mal eşleşmesi yaparlar. TAREKS sistemi üzerinden riskli görülen kimyasallar anında kırmızı hatta alınarak Gümrük Kimyahanesine (laboratuvarına) sevk edilir.

10. Şeffaflık Raporu: KKDİK Denetimlerinde Nelere Bakılır?

Bir fabrika müdürü veya mevzuat sorumlusu, müfettiş kapıyı çaldığında kkdik denetimlerinde nelere bakılır sorusunun yanıtına önceden hazırlıklı olmalıdır. Müfettişlerin izlediği standart kontrol listesi (checklist) şunları içerir:

  • Tonaj ve Envanter Eşleşmesi: Şirketin muhasebe/fatura kayıtlarındaki yıllık hammadde alımları/satımları (Örn: 50 ton X maddesi) ile Çevre Bakanlığı KKS sistemindeki kayıtlı tonaj bandı (Örn: 10-100 ton bandı) uyuşuyor mu? KKS’ye eksik tonaj bildirmek ağır bir ihlaldir.
  • GBF / SDS Dosyaları: Satılan veya kullanılan tüm ürünlerin KDU imzalı, 16 başlıklı Türkçe GBF’leri var mı? Bu formlar işçilerin görebileceği yerlerde asılı mı? (İSG denetimi ile birleşir).
  • Etiket ve Ambalaj Uygunluğu: Varillerin veya paketlerin üzerindeki etiketler (GHS piktogramları), GBF’nin 2. Bölümündeki sınıflandırmayla birebir örtüşüyor mu? Etikette “Tehlike” yazarken, GBF’de “Uyarı” mı yazıyor?
  • SVHC ve Kısıtlı Madde Analizleri: Ürünlerin içinde Yüksek Önem Arz Eden Madde (SVHC) limitlerinin (%0.1) aşılıp aşılmadığına dair analitik test raporları mevcut mu?

11. Sadece Para Cezası mı? Üretimin Durdurulması ve Fabrika Kapatma Riskleri

Kkdik cezaları yalnızca mali bir külfet değildir; operasyonel bir infaz aracı olarak da kullanılabilir. Çevre Kanunu, halk ve çevre sağlığının açıkça tehdit edildiği, izin listesindeki (Ek-14) çok tehlikeli bir CMR (Kanserojen, Mutajen, Üreme Toksiği) maddesinin kaçak olarak kullanıldığı veya atıklarının çevreye yasadışı deşarj edildiği durumlarda denetmenlere “Faaliyeti Durdurma” yetkisi verir.

Tesisin mühürlenmesi, bir işletme için sonun başlangıcıdır. Üretim hatları durduğunda, banka kredileri ödenemez, işçi maaşları kriz yaratır ve en önemlisi tedarik sözleşmeleri ihlal edildiği için devasa ticari tazminat davaları açılır. Birkaç yüz bin liralık kayıt veya danışmanlık masrafından kaçmak, milyonlarca dolarlık bir fabrikanın kapısına kilit vurulmasına neden olabilir.

12. İş Kazaları Sonrası Hukuki Durum: KKDİK Yönetmeliğine Uymamanın Cezası ve Hapis Riski

Olayın sadece bir mevzuat ihlali olmaktan çıkıp Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamına girdiği kritik anlar, fabrikada yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarıdır. Eğer fabrikanızda çalışan bir işçi, KKDİK kaydı yapılmamış, tehlike sınıflandırması (GBF’si) doğru belirlenmemiş bir kimyasalı soluyarak zehirlenir, kalıcı hasar alır veya vefat ederse, kkdik yönetmeliğine uymamanın cezası adli bir boyuta taşınır.

Savcılık ve adli bilirkişiler, olayı incelerken “İşveren, bu kimyasalın risklerini devlete kaydettirmiş mi? İşçiye doğru GBF vererek onu uyarmış mı?” diye sorar. Yanıt “Hayır” ise, işveren ve İSG uzmanları “gerekli önlemleri almamak ve riskleri gizlemek” suçlamasıyla, taksirle veya bilinçli taksirle ölüme/yaralamaya sebebiyet vermekten yargılanır. İdari para cezalarının yerini hapis cezası istemli iddianameler alır.

13. Tedarik Zinciri ve İtibar Riski: Kimyasal Mevzuat Cezası Alan Firmaların Müşteri Kayıpları

Devletin kestiği kimyasal mevzuat cezası, firmanızın özel bir sırrı olarak kalmaz. Çevre cezası yiyen, ürünleri piyasadan toplatılan firmaların isimleri resmi portallarda ilan edilebilir veya rakip firmalar tarafından piyasada hızla duyurulur. B2B iş yapan kurumsal markalar, global satın alma (procurement) standartları gereği, yasal sicili bozuk (non-compliant) tedarikçilerle çalışmayı anında keserler.

ISO 14001 (Çevre Yönetim Sistemi) veya ISO 45001 (İSG) standartlarına sahip büyük bir otomotiv ana sanayisi veya tekstil markası, sizden aldığı bir boyanın kayıtsız çıkması durumunda, kendi son ürününün de Avrupa’da veya Türkiye’de risk altına gireceğini bilir. Sizin yediğiniz bir ceza, müşterinizi doğrudan kaçırır. Kaybedilen kurumsal itibar, ödenen idari para cezasından çok daha büyük bir ticari yıkımdır.

14. Yasal İtiraz ve Uzlaşma Süreçleri: Kesilen Cezalara Karşı Ne Yapılabilir?

Eğer firmanıza KKDİK veya SEA mevzuatından bir idari para cezası kesilmişse (Örn: Hatalı etiketleme veya kayıtsız ürün), tebligatı aldığınız andan itibaren hukuki süreler işlemeye başlar. Kabahatler Kanunu ve Çevre Kanunu çerçevesinde, cezaya karşı 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne veya İdare Mahkemelerine (cezanın türüne göre) itiraz etme hakkınız bulunmaktadır.

Ancak, “Ben bilmiyordum”, “Danışmanım beni yanılttı” gibi savunmalar mahkemelerde geçerli bir iptal sebebi sayılmaz. İptal ancak denetmenlerin tonaj ölçümlerinde bariz bir hata yapması veya maddenin kimyasal analiz raporlarının (GC-MS/ICP) yanlış yorumlanması gibi somut, teknik ve laboratuvar kanıtlarına dayanan durumlarda mümkündür. Ayrıca, cezayı erken ödeme indirimi (%25 indirim) ile ödemek, ileride mahkeme kazanılırsa geri alınmak üzere (ihtirazi kayıtla) mantıklı bir finansal savunma manevrası olabilir.

15. Proaktif Korunma: Yasal Yaptırımlardan Kaçınmak İçin Atılması Gereken Stratejik Adımlar

Ağır kkdik cezaları ile yüzleşmemek için “Kervan yolda dizilir” mantığını terk edip proaktif (önleyici) bir uyum stratejisi kurmak şarttır. Hukuk ve mevzuat ekiplerinin şu check-list’i fabrikada acilen uygulaması gerekir:

  • Tam Envanter ve Tonaj Takibi: Şirketin muhasebe ERP (Örn: SAP) sistemi ile kimyasal satın alma verileri entegre edilmeli, her bir CAS numarası için 1 ton barajına yaklaşıldığında sistem uyarı vermelidir.
  • Profesyonel Gap (Boşluk) Analizi: Mevcut GBF/SDS dökümanlarınızın eski olup olmadığı, etiketlerinizle uyumu bağımsız bir KDU tarafından periyodik olarak denetlenmelidir.
  • Tedarikçi Denetimi: “Hammaddeyi ben üretmiyorum” diyerek sorumluluktan kaçılamaz. Tedarikçinizden mal alırken sözleşmeye “Ürünün KKDİK kaydının yapılmış olması şarttır” maddesi eklenmeli ve kayıt numarası (veya geçici kayıt numarası) talep edilmelidir.

16. Yasemin Danışmanlık ile Sıfır Hata, Tam Yasal Uyum ve Güvenli Ticaret

Kimyasal endüstrisinin hukuki mayın tarlasında, cezaların ve yaptırımların gölgesinden kurtularak güvenle büyümek, ancak derin bir mevzuat uzmanlığı ile mümkündür. Amatör çözümlerin milyonlarca liralık kkdik cezası olarak geri döndüğü bu süreçte, şirketinizin geleceğini şansa bırakmamalısınız. Yasemin Danışmanlık, çeyrek asrı aşan kurumsal hafızası ve kimyasal regülasyon literatürüne yön veren duruşuyla, sanayicilerin ve ithalatçıların en güvenilir yasal kalkanıdır.

Türkiye’de kimyasal güvenlik standartlarının akademik temelini inşa eden, sektörün tartışmasız duayen ismi Yasemin Kalkanlı vizyonuyla; ürünlerinizin KKDİK envanterlerini çıkarıyor, tonaj hesaplamalarınızı yapıyor ve KKS (Kimyasal Kayıt Sistemi) süreçlerinizi, formüllerinizin ticari sırrını (NDA çerçevesinde) mutlak surette koruyarak anahtar teslim yönetiyoruz. Sertifikalı ve akredite Kimyasal Değerlendirme Uzmanlarımızla (KDU); kusursuz Güvenlik Bilgi Formlarınızı (GBF/SDS) hazırlıyor, etiketleme ve sınıflandırma (SEA) süreçlerinizi yasallaştırarak fabrikanızı denetimlere %100 hazır hale getiriyoruz. Yasemin Danışmanlık ile çalışmak; korkuyla denetmen beklemek değil, küresel ticaretteki rakiplerinize karşı yasal mükemmellikle fark yaratmak demektir.


17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

KKDİK cezaları sadece firmaya mı, yoksa şirket müdürüne şahsen mi kesilir?

İdari para cezaları (Çevre Kanunu Madde 20 uyarınca) tüzel kişiliğe (şirkete) kesilir. Ancak Çevre Kanunu’nun kurumsal sorumluluk ilkeleri gereği, şirket bu cezayı ödeyemez duruma düşerse veya ortada evrakta sahtecilik (Örn: Sahte KDU belgesi düzenlemek) ile kasten çevreyi/insanı tehlikeye atma gibi TCK’lık bir suç varsa, şirket müdürleri ve yönetim kurulu üyeleri hakkında şahsi ceza davaları da açılabilir.

Cezayı ödedikten sonra kayıtsız ürünü satmaya devam edebilir miyim?

Kesinlikle hayır. İdari para cezasını ödemek, yasal “uyumsuzluk” durumunu meşrulaştırmaz. Ceza ödense dahi, o kimyasalın KKS kaydı tamamlanana, güvenlik bilgi formu (GBF) KDU tarafından imzalanana kadar piyasaya arzı, satışı veya gümrükten çekilmesi yasaktır. Ürünü satmaya devam ederseniz, cezalar “tekerrür” hükümleri gereği katlanarak (iki katı, üç katı) tekrar kesilir ve üretim durdurma cezasına gidilir.

İthal ettiğim ürünün kaydını yabancı üretici yapmışsa ben ceza alır mıyım?

Eğer yurt dışındaki yabancı üretici, Türkiye’de geçerli bir “Tek Temsilci (Only Representative – OR)” atamış ve tüm KKDİK kayıt işlemlerini bu Türkiye’deki kurum üzerinden tamamlamışsa; siz yasal olarak “Alt Kullanıcı (Downstream User)” statüsüne geçersiniz ve ithalat yaparken kayıt yükümlülüğünden kurtulursunuz. Ancak yabancı firmanın Türkiye’de bir Tek Temsilcisi yoksa (Avrupa ECHA kaydı Türkiye’de geçersizdir), kayıt sorumluluğu ve tüm ceza riski doğrudan ithalatçı olarak sizin (Türk firmanın) omuzlarındadır.


Milyonlarca Liralık Cezalarla Karşılaşmayın!

Fabrikanızı ve şirketinizin finansal geleceğini ağır idari yaptırımlardan korumak, eksiksiz KKDİK kayıtlarınızı yaptırmak ve akredite KDU onaylı güvenlik formlarına sahip olmak için sektörün mevzuat otoritesi Yasemin Danışmanlık ile hemen iletişime geçin. Risklerinizi masada bitirelim.

Uzman KDU Ekibimizle Görüşün

Leave a Comment

Cart

No products in the cart.

Create your account